Olympos Divasa Hotel

Olympos Blog

Tanrıların sevdiği bölge : Olympos

Olimpos modern zamanın antik kalan tek kenti. Kemer ile Adrasan arasında, teknolojiden ve medeniyetten uzaklaşmak isteyenlerin tercih sebebi. M.Ö. 2 yüz yılda kurulan şehrin başta Likyalılar olmak üzere birçok uygarlığa M.S 15 yüz yıla kadar ev sahipliği yaptığı bilinmekte. Daha eskiler de ise  Tanrılara ve şimdilerde doğa severlere ev sahipliği yapıyor.

Olympos üç kilometrelik bir alan içine kurulu vaziyette. Pansiyonlar ve az sayıda otele sahip. Yani devasa otelleri görmeyi bekleyerek gitmeyin çünkü hem SİT alanı hem de milli park. Bungalovlarda konaklayıp, gece dağ esintisinin tadını çıkarabilirsiniz. Dünyanın en temiz sahillerinden birine sahip. Denizin renkleri sizi farklı bir boyuta götürecek ! Sahile geçiş ücretli çünkü antik kent içinden geçiyorsunuz. Evet, tatilinizi antik kentin dokusuyla yapıyorsunuz. Ağaç evlerin olduğu şeritten sahile inen patika tarihi bir kalıntı; Likyalılardan kalma lahitler, tiyatro ve hamam kalıntıları ve tonozlu mezarların bir kısmı mükemmel ağaçların içlerine saklansa da büyük bir kısmı her gün yürüyeceğiniz patikada. Bu kalıntıların tarihi Helenistik Döneme kadar uzanıyor.

Tanrıların evi olarak da bilindiği için birçok efsane buradan doğuyor. Tanrıların birbirlerine kızıp Olympos dağını ikiye ayırdıklarından tutun da Yanartaş’ın içinde Chimera Canavarının hala yaşadığına kadar uzanıyor. Yanartaş Olimpos’ta geceleri görebileceğiniz en güzel manzaralara sahip ufak bir dağ. Dağın çatlaklarından çıkan gazın oksijenle temasıyla dağ sürekli yanıyor. Bende Yüzüklerin Efendisi etkisi yaratsa da efsaneye göre Chimera ejderhaya benzeyen bir yaratık ve her şeye zarar veriyor. Hiç kimse durduramıyor ve Chimeranın sesini duymasıyla insanlar artık saklanacak konuma geliyorlar. Şehre korku salıyor. Chimera’yı öldürme görevi tanrılar tarafından Bellerophontes’a veriliyor. Bellerophontes Pegasusun sırtında Chimerayla kavgaya giriyor ve onu yerin yedi kat dibine sokuyor. Lanetleniyor yaratık; o günden beri yanardağın en dibinde yaşadığına ve hala alevden diliyle laneti bozmaya çalıştığına inanılıyor.

Mistik havadan biraz uzaklaşmak isterseniz eğer kanyon turuna çıkabilir sonrasında balık avlayabilirsiniz. Adrasan’a gidip suyun üzerinde oturabilmenin tadını çıkarabilirsiniz. Zamanın ilk teleferiklerinden Tahtalı Teleferiğe binip Olympos’u tepeden izleyebilirsiniz. Yeşilin maviye dönüşünü çok net fark edeceksiniz. Keyifli bir sahile sahip ayrıca göz yoracak hiçbir yapısı yok.  Doğayı gerçekten seviyorsanız kesinlikle görmeniz gereken yerlerden biri Ulu Çınar. Devasa ağaçların arasında küçücük kalıp bereketli doğaya şükredeceksiniz. Çok da yüksek maliyetli olmayan tekne turlarıyla Cenevizliler’den kalma koyların tadını çıkarabilirsiniz. Doğanın sunduğu bir başka güzellikse carette caretteların yumurtlama mevsimine denk gelirseniz Çıralı sahilde keyifli hatıralar kaydedebilirsiniz. Çıralı da aynı zamanda binlerce çeşit korumaya alınmış bitki ve hayvan türü mevcut. Kahvaltıları da bir harika.  Unutmadan Trekking için Olimpos tam bir cennet!

Olympos Divasa Hotel tüm bu güzellikler içerisinde size ayrı güzellikler sunuyor…

Have your say

Spam yorumlar yüzünden soru sormak zorunda kalıyoruz:

 

Copyright Divasa Hotel 2014 | Design by ozgur